Peygamberimize salavat nasıl getirilir?

Peygamber efendimiz (SAV) sevmek, Allah (c.c) sevmenin başında gelmektedir. Salat, dua anlamına gelmektedir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (asm)’in kendisine soyundan gelenlere saygı göstermek amacıyla müminler tarafından okunur.

 

Okuma ve yazmalarda Peygamber Efendimizin (asm) adı geçince açıkça: “Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed” veya “Sallallahü aleyhi ve sellem” demek en güzelidir. Yazanların salavatın baş harfleriyle (asm) yahut (asm) şeklinde işaretlemeleri de salavatı hatırlatmak demektir. 

 

Efendimiz (asm)'in ismi anıldığında salavat getirmek sünnettir. Salavattan sonra da eller yüze sürülebilir. Çünkü salavat dua etmektir.

Salavat getirmek için belirli bir vakit ve sayı yoktur. Kişi dilediği zaman ve istediği miktarda salât-ü selam getirebilir. 

Kur'an-ı Kerim'in, Hz. Peygambere (asm) salât-ü selâm getirmeyi emreden ayetine istinaden asr-ı saâdetten çok sonraları tanzim edilmiş salât-ü selâm türü dualardır.

Bizlerin, Hz. Muhammed'i anmak amacıyla kullandıkları " Allahümme salli ala seyyidina Muhamed" şeklinde dile getirilen bir selam ifadesidir.

 

Âyet-i kerimede buyrulur: “Şüphesiz ki Allah ve melekleri, Peygamber’e çokça salât ederler. Ey mü’minler, siz de O’na salevât getirin ve tam bir teslîmiyetle selâm verin!” (el-Ahzâb, 56)

 

Hz. Muhammed'e (asm) en kısa şekilde, "Allahümme salli alâ Muhammed" yahut "Sallallahü aleyhi ve sellem" şeklinde salavat getirilir. Ayrıca "Allahümme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve bârik ve sellim" şeklinde salat okunabilir.

 

Bu doğrultuda dile getirilen salavat çeşitlerinin varlığı söz konusudur. Bunlar ise ;

 

 - Salavatı şerife,

 - Salavatı mecule,

 - Salavatı fatih, 

 - Salavatı kübra,

 - Salavatı tefriciye ve salavat duası şeklinde olmaktadır. 

 

 

İbnu Mes'ud: Rasulullah (sav) buyurdular ki:

"Kıyamet günü bana insanların en yakını, bana en çok salâvat okuyandır."

“Kim bana salâvat okumayı unutursa, ona cennetin yolu unutturulur.” (Beyhakî)

Ra­sû­lul­lâh -sal­lâl­lâ­hu aley­hi ve sel­lem- bu­yu­rur:

 “Yer­yü­zün­de Al­lâh’ın sey­yah me­lek­le­ri var­dır. On­lar üm­me­ti­min se­lâ­mı­nı (ânın­da) ba­na ulaş­tı­rır.” (Ne­sâî, Sehv, 46)

 

 

 

Peygamber Efendimize salavat getirmenin örneklerde ;

 

Sallallahü aleyhi ve sellem veya aleyhissalatü vesselam

Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed”

“Sallallahü aleyhi ve sellem”

“Essalâtü vesselâmü aleyke yâ Rasulallah” ("Salât ve selâm Sen’in üzerine olsun, Ey Allah’ın Rasûlü!")

Essalâtü vesselâmü aleyke yâ Rasulallah (Salât ve selâm Sen’in üzerine olsun, Ey Allah’ın Rasûlü!)

Essalâtü vesselâmü aleyke yâ Habiballah (Salât ve selâm Sen’in üzerine olsun, Ey Allah’ın Habîbi (sevgilisi)!)

Essalâtü vesselâmü aleyke yâ Halilallah (Salât ve selâm Sen’in üzerine olsun, Ey Allah’ın Halîli (dostu)!)

Essalâtü vesselâmü aleyke yâ Nebiyyallah (Salât ve selâm Sen’in üzerine olsun, Ey Allah’ın Nebîsi!)

Essalâtü vesselâmü aleyke yâ Safiyyallah (Salât ve selâm Sen’in üzerine olsun, Ey Allah’ın seçkin kulu!)

Essalâtü vesselâmü aleyke yâ Hayra halqıllah (Salât ve selâm Sen’in üzerine olsun, Ey Allah’ın mahlûkâtının en hayırlısı!)

Essalâtü vesselâmü aleyke yâ Nura arşillah (Salât ve selâm Sen’in üzerine olsun, Ey Allah’ın Arş’ının nûru!)

Essalâtü vesselâmü aleyke yâ Emîne vahyillah (Salât ve selâm Sen’in üzerine olsun, Ey Allah’ın vahyinin emîni!)

Essalâtü vesselâmü aleyke yâ Men zeyyenehullah (Salât ve selâm Sen’in üzerine olsun, Ey Allah’ın kendisini zînetlendirdiği/süslediği zât!)

Essalâtü vesselâmü aleyke yâ Men şerrefehullah (Salât ve selâm Sen’in üzerine olsun, Ey Allah’ın şereflendirdiği zât!)

Essalâtü vesselâmü aleyke yâ Men kerremehullah (Salât ve selâm Sen’in üzerine olsun, Ey Allah’ın keremli kıldığı zât!)

Essalâtü vesselâmü aleyke yâ Men azzemehullah (Salât ve selâm Sen’in üzerine olsun, Ey Allah’ın yücelttiği zât!)

Essalâtü vesselâmü aleyke yâ Men allemehullah (Salât ve selâm Sen’in üzerine olsun, Ey Allah’ın öğrettiği zât!)

Essalâtü vesselâmü aleyke yâ Seyyidel mürselîn (Salât ve selâm Sen’in üzerine olsun, Ey peygamberlerin efendisi!)

Essalâtü vesselâmü aleyke yâ İmâmel mütteqîn (Salât ve selâm Sen’in üzerine olsun, Ey müttakîlerin imâmı!)

Essalâtü vesselâmü aleyke yâ Hâtemennebiyyîn (Salât ve selâm Sen’in üzerine olsun, Ey nebîlerin mührü ve sonuncusu!)

Essalâtü vesselâmü aleyke yâ Rahmeten lilâlemîn (Salât ve selâm Sen’in üzerine olsun, Ey âlemlere rahmet olarak gönderilen!)

Essalâtü vesselâmü aleyke yâ Şefîal müznibîn (Salât ve selâm Sen’in üzerine olsun, Ey günahkârların şefaatçisi!)

 

Peygamberimiz (asm)'in birçok hadisi bulunmaktadır ki, bunlardan birkaç tanesi şöyledir:

“Kabrimi bayram yerine çevirmeyin. Bana salât ve selâm edin. Çünkü nerede olsanız salât ve selâmınız bana ulaşır.” (Ebû Davud, Menâsik: 97.)

“Günlerinizin en üstünü Cuma günüdür. O gün bana çok salât ve selâm getirin. Çünkü sizin salât ve selâmlarınız bana sunulur.”

“Ey Allah’ın Elçisi, sen ölüp de senden bir iz kalmadıktan sonra, salât ve selâmlarımız sana nasıl sunulur?” diye sordular. Peygamberimiz buyurdu ki:

“Allah, peygamberlerin cesetlerini çürütmeyi toprağa yasaklamıştır.” (Ebû Davud, Salât: 201.)

 

Salavat getirmenin faziletleri;

Her salat getirenin ismi Peygamber Efendimiz (sav)e iletilir.

Günahları affedilmesine vesile olmaktadır.

Kıyamette Hz. Muhammed (S.A.V) onun yanında olur.

Übey bin Kâ'b -radıyallâhu anh- şöyle anlatır:

Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz'e:

"–Yâ Rasûlâllah! Ben Siz'e çok salevât-ı şerîfe getiriyorum. Acaba bunu ne kadar yapmam gerekir?" diye sordum.

"–Dilediğin kadar." buyurdular.

"–Duâlarımın dörtte birini salevât-ı şerîfeye ayırsam uygun olur mu?" diye sordum.

"–Dilediğin kadarını ayır. Ama daha fazla zaman ayırırsan senin için iyi olur." buyurdular.

"–Öyleyse duâmın yarısını salevât-ı şerîfeye ayırayım!" dedim.

"–Dilediğin kadar yap. Ama daha fazla zaman ayırırsan senin için hayırlı olur." buyurdular. Ben yine:

"–Şu hâlde üçte ikisi yeter mi?" diye sordum.

"–İstediğin kadar. Ama artırırsan senin için hayırlı olur." buyurdular.

"–Öyleyse duâya ayırdığım zamanın hepsinde Sana salevât-ı şerîfe getirsem nasıl olur?" deyince:

"–O takdirde Allah Teâlâ, dünya ve âhirete âit bütün arzularını ihsân eyler ve günahlarını bağışlar!" buyurdular. (Tirmizî, Kıyâmet, 23/2457; Hâkim, II, 457/3578; Beyhakî, Şuab, III, 85/1418; Abdurrazzâk, II, 214)

Peygamber Efendimize salavat getirdiğimizde, Allah (c.c) bunu karşılıksız bırakmaz.

Allah (c.c) tarafından bağışlanmaya vesile olur. ‘’ De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun. Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah affeder ve merhamet eder.’’( Âl-i İmrân Suresi)

 

 

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Harika Çetin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberso Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberso hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberso editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberso değil haberi geçen ajanstır.



Anket SİZCE OKULLAR AÇILMALI MI? AÇILMAMALI MI?