Nedir Bu İstanbul Sözleşmesi? Neden Bazı Kesimler Karşı Çıkıyor?

İstanbul Sözleşmesi, bundan 9 sene önce, Avrupa Konseyi tarafından hazırlanmış ve imzalandığı yerin adını almıştır. Son dönemde bazı kesimler tarafından şiddetle karşı çıkılmış ve tekrar gündeme gelmiştir.


İstanbul Sözleşmesi genel anlamda şiddete karşı çıkan maddeler içermektedir. Özellikle kadına ve çocuklara şiddetin yaygın olması, bunun Avrupa ve Dünya genelinde engellenebilmesi için hazırlanmıştır.


Burada yer alan maddeler, sadece ülke içerisinde yaşayanları değil, dışarıdan gelen herkes için kapsayıcıdır. Turist, göçmen, kaçak yolla gelen herhangi biri de dahildir. Öyle bir sözleşme ki, Anayasa mahkemesine dahi gidip bu sözleşme maddeleri ile ilgili dava açamıyorsunuz.


Maddeleri incelediğimizde mükemmel bir sözleşme gibi görünüyor. Benim naçizane fikrim de öyle. Kadın-erkek arasında her türlü alanda eşitlik var. Ayrıca, sadece evli veya sevgili olmanıza, aynı evde yaşamanıza da gerek yok. İş yerinde, okulda, parkta… Yani hiçbir yerde kadına ve çocuğa şiddet uygulayamazsınız. Sadece fiziksel değil, ruhsal ve ekonomik şiddeti de kapsıyor.


Ülkenin herhangi bir noktasında savaş çıksa yine buradaki kurallara uymak zorundasınız. Bu da gerçekten sözleşmenin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.


Akıllardaki soru ise şu: Bu kadar faydalı bir sözleşmeye neden karşı çıkılıyor? Sadece ülkemizde değil, Polonya sözleşmeden ayrılmayı düşündüğünü açıkladı. Bazı Avrupa ülkeleri en başından kabul etmedi. Özellikle muhafazakar kesim çok sert karşı çıkıyor.


İstanbul Sözleşmesinde bulunan sosyo-kültürel cinsiyet seçimi karşı çıkılmaların yegane temelidir. Esasen sözleşmede eşcinsellik ile ilgili bir madde bulunmasa da doğuştan gelen cinsiyet yerine seçim şansı verilen bir cinsiyet seçimi çok sert tepki ile karşılaşmıştır.


Polonya, ülke yapısına zarar vereceği gerekçesi ile ayrılmak istediğini dile getirmiştir. Kendi kanunlarının kadına ve çocuğa yönelik şiddeti önlemeye yeterli olduğunu düşünüyorlar. Tabii, Polonya bunu istedi ama Avrupa’dan direkt uyarı aldı, ülkesinin içerisinde de sert tepkilerle karşılaştı.


Bu tepkilerin nedeni aslında buradaki cinsiyet vurgusunun bilinmemesinden kaynaklanıyor olabilir. Yüzeysel olarak baktığınızda, kim ne tercih yaparsa yapsın, özgürdür diyebilirsiniz. Tabii ki özgür ama her ülkenin kendine has bir kültürü, örfü, adeti, gelenekleri var. Kaldı ki kanunlar bile belirlenirken örf-adetler dikkate alınır.


Biri bizim ailemize, çocuğumuza laf etse ve biz kavga etsek, geleneklerimize göre ağır tahrik unsuru sayılır ki bu da en güzel örneğidir. Keza, ülkemizde eşcinsellik ve cinsiyet değişimi çoğunluk tarafından kabul edilmiyor. Tabii, hormon bozuklukları nedeni ile bir erkek kendini kız gibi, bir kız da kendini erkek gibi hissedebilir ki bu da işin istisnasıdır.
Her ne olursa olsun herkese karşı saygılı olmak zorundayız. Ama ülkemiz biyolojik cinsiyeti değil de kendi istediğini seçme konusunu kabullenmez. Sadece biz değil, bizim gibi birçok örnek ülke var.


Kabullenilmeyeceğini şöyle örneklendireyim:

Geçenlerde üniversite sınavında bir sanatçının şarkısında çok kısa bir mısra yazıldı ve o cümlede ne anlatılmak istendiği soruldu. Ama birçok kesimden sanatçının cinsel tercihi nedeni ile tepki geldi. Gençlerimizin hepsinin o sanatçıyı örnek alacağı endişesi yaygındı.


Belki birçok kişi o sanatçının cinsel tercihini bile bilmiyordu ama bu şekilde öğrendi. Biz onun sanatçı kişiliğini değil de farklı bir noktasını ele almayı tercih ettik. Aynı şekilde İstanbul Sözleşmesinin istenmeme nedeni budur.


İşin bu kısmını bilmeden önce, kadına ve çocuğa şiddeti daha rahat uygulamayabilmek için bu sözleşmeden ayrılmak isteniyor algısı oluşuyor. İşin perde arkası ise öyle olmadığını gösteriyor.


Tabii, kadına şiddet ve cinayetlerin artması üstüne İstanbul Sözleşmesinden kurtulma çabaları görülünce yanlış bir algı oluşmaya başladı.
 

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ NEDİR OKUMAK İSTERSENİZ TIKLAYIN

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Çakar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberso Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberso hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberso editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberso değil haberi geçen ajanstır.



Anket SİZCE OKULLAR AÇILMALI MI? AÇILMAMALI MI?