SANAL GERÇEKLİK Mİ? YOKSA GERÇEK GERÇEKLİK Mİ?

Sanal gerçeklik (Virtual Reality) diyince aklımıza hemen yeni teknolojiye ayak uydurmuş eğlence tasarımı olarak piyasada adını duyurmuş cihazlar geliyor. Peki, gerçekten bu kadar yeni bir teknoloji mi bu sanal gerçeklik. Hadi biraz geçmişine gidelim.

Sanal gerçeklik fikri, ilk kez 1962 yılında Morton Heilig tarafından; görme, işitme, koklama ve dokunma duyularımıza hitap eden Sensorama adında bir makine olarak vücut buldu. Tiyatronun bütün duyularımızı kapsayan ve harekete geçiren bir aktivite olduğunu düşünen Morton Heilig, izleyicilerin ekranda yada sahnede gerçekleşen olayları daha çok hissedebilmesi onun hayaliydi diyebiliriz.

Geniş açılı 3B stereoskopik görüntü, vücut sarsma mekanizması, stereo ses çıkışı ve aromatik koku salınımı gibi özelliklere sahip olan Sensorama, geliştirildiği yıl itibariyle seyirciyi filmin içine dahil etmek için her türlü donanıma sahipti. Her şeye rağmen Heilig çoğunuzun tahmin ettiği üzere maalesef finansal bir destek bulamadı ve hayallerini rafa kaldırdı.

Tabi ki ilerleyen yıllarda biraz daha gelişmiş farklı özelliklere sahip bir çok fikir üretilmişti tabi ama Sanal Gerçeklik adıyla değildi bunların hiçbiri. Sanal Gerçeklik tabiri 1987 yılında, klasik müzik yazarı, bilgisayar uzmanı ve VPL Research firmasının kurucularından, Jaron Lanier tarafından icat edildi. Benzeri özelliklere sahip cihazlar bu tabirin keşfinden sonra bir lakap edinmiş oldular.

Neyse Bizce değinmemiz gereken konu geçmişi değil geleceği olmalı. Teknolojinin çok hızlı ilerlediği bu zamanlarda günümüz VR teknolojisi sadece oyunlarda kullanılmıyor tabi ki. İnsanlar film yada kısa videolarda da bu teknolojiyi kullanıp gerilimi ve aksiyonu doruklarına kadar yaşıyor. Hatta haritalarda kullanıp seyahatin farklı bir boyutunu yaşabilirsiniz. Everest’in tepesine tek tıklamayla gidebilirsiniz. Cihazlar artık daha normal boyut ve ağırlıklarda olduğundan daha kullanışlı oluyor tabi.

Player One Ready filmini izleyenler olduysa VR teknolojisinin bize getireceği en büyük gelişimin spoiler’ı o filmdi aslında. Peki, VR teknolojisi bu kadar ilerlerse, insanlar hayatlarını bu teknolojiye göre kurmayı kabul ederler miydi? Gündüz bir hayat yaşarken gece farklı bir boyutta farklı bir hayat yaşayabilirsiniz. Farklı evrenler, muazzam atmosferler görebilirsiniz. Hatta hayatınızı bu gerçeklikte kurup paranızı kazanabilir ve gerçek hayatınızda sadece yemeğinizi karşılayıp kalan paranızı sanal gerçeklikte harcayabilirsiniz. Tabi yemek yemeyi yok edecek bir kapsül teknolojisi çıkmazsa eğer. Gözlerinizi kaldırıp dışarıya bir bakın, evet gördüğünüz her şeyin bu teknolojiye uyarlandığından bahsediyorum. Peki ama, her zaman bir ama vardır değil mi. Bu teknolojinin gerçek macerayı gerçek keşfi engellediğini, gerçek hisleri kısaca dünyaya geliş amacımız olan yaşamayı engellediğini düşünenler olacaktır. Bu taraflar oluşturup bir kriz dahi yaşatabilir belki. Tabi biz o zaman yaşlanırız ve ‘’ Heey gidi hey biz dışarıda top oynardık şimdiki nesil teknolojinin kurbanı olmuş heeey’’ diyecek kadar huysuz bile olabiliriz. Peki, siz Sanal Gerçekliğin dış dünyadan bağı koparabileceğine inanıyor musunuz ve bu teknoloji için farklı fikirleriniz var mı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oğuzhan Özkaner - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberso Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberso hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberso editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberso değil haberi geçen ajanstır.



Anket Tekrar sokağa çıkma yasağı gelmeli mi ?