Geleceğin İnsanlık Tarafından Talan Edilişi ve Varoluşu

Bir yandan teknolojik atılımlar ve bilimsel adımlar atılırken bir yandan da dünyanın yaşanamaz bir hale gelmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Doğayı katlederek ve fazlasıyla hırpalayarak yaşadığımız evimizi yaşanamaz noktaya sürüklemeye devam ediyoruz. Tabi ki güzel atılımlar yapılmıyor değil. Elon Musk tarafından sürdürülen Solar enerji projelerini ele aldığımız zaman daha temiz ve yenilenebilir bir enerjiye kavuşabiliriz. Bu dünyanın geleceği için son derece önemli bir adım olabilir.

Fakat o sürece kadar yaptıklarımız yüzünden büyük bir tahribatın oluşacağı aşikâr. Özellikle iklim değişikliği bunun önemli bir kısmını oluşturuyor. 2016 yılının toplanan istatistiklere göre 1880 yılından beri geçen en sıcak yıl olduğu vurgulanıyor. Ayrıca global bir topluluk tarafından ortaya koyulan bilimsel veriler dünyanın temel sıcaklığının 1,5 derece kadar arttığının altını çiziyor.

Artışa göz attığımız zaman 1,5 derecenin pek önemli olmadığı kanısına varabilirsiniz. Fakat 2016,2015, 2017 ve 2018 yılları 1880'den itibaren geçmiş olan en sıcak yıllardı. Bu demek oluyor ki bir şeyler ters gidiyor.

Araştırma topluluğunun daha da önemli bir veriyi bizlerle paylaşması ise pek fazla zamanımızın kalmadığını gösteriyor. Bu son 138 yıllık süreci ele aldığımız zaman 108 yıl içerisinde 1 derecelik bir artış görüldüğü fark edildi. Yani 1,5 derecelik artışın buçuk kısmı son 30 yıllık döneme denk geliyor. Uzmanların uyarısı ise 12 yıl içerisinde bu sıcaklığın daha da artacağı ve önüne geçilemeyecek boyutlara ulaşacağıdır. Yani müdahale etmek için bir şeyler yapmak adına her şey için çok geç olacak.

İklim değişikliği haricinde dünyanın etrafında var olan ve bizi dış tehditlerden koruyan manyetik alanın bu özelliğini kaybettiği açıklandı. NASA tarafından işlenen verilere göre manyetik alanda %5 oranında bir azalma olduğu ve bu azalmanın artan bir ivmeyle devam edeceği vurgulanıyor.

Ekosistemin devamlılığını sağlayabilmek için ciddi çalışmalar yürütülmesine rağmen Birleşmiş Milletler çok çarpıcı bir açıklamayla bu sorunun büyüklüğünü gözler önüne seriyor. 2030 yılına kadar ekosistem, doğa ve canlılar açısından yerimizde sayarsak ve bu tüketime, tahribata, işlevsizliğe devam edersek kaynak sorunlarının baş göstereceği açıklandı. Yani tam 11 yıl sonra iklim değişikliği tek sorunumuz olmayacak. Aynı zamanda kaynak yetersizliği sebebiyle büyük bir kaosun içerisine düşeceğiz.

Farklı inanışlara ve görüşlere göre kıyamet olarak adlandırılan yok oluşun tek mimarının insana dönüştüğü bir dönemde yaşıyoruz. Burada ciddi bir problemle karşı karşıya kaldığımız aşikâr. İşin daha kötü tarafı ise hiçbir bilince sahip değiliz. Plastik atıkları doğaya atıyor, kimyasal kullanımına karşı çıkmıyor ve dünyanın ebediyen bize verdiği nimetleri vereceğini zannediyoruz. Sonuç ise bilim insanları tarafından böyle tahmin edilmiyor. Tahminlerin ötesinde net ve somut verilerle sonun çok uzak olmadığından söz ediliyor.

İnsanlığın geleceğinin Mars'ta kurulacak bir koloniyle daha bir üst noktaya ulaşacağı fikrini hepimiz benimsemiş durumdayız. Fakat Mars'ı yaşanabilir kılmaya çalışırken, dünyayı yaşanamaz bir hale getirdiğimiz gerçeğini es geçiyoruz. Uzay yatırımları olabildiğince üst düzeye çıkmış durumda. Aynı şekilde yapay zeka, nano teknoloji ve CERN tarafından yapılan deneyler ciddi adımlara sebep oluyor. Suni olarak oluşturulacak bir kara delik için kolları sıvayan CERN belki de varoluş için en somut bilgilere ulaşmayı başaracak.

Önümüzdeki 50 yıl içerisinde ise uçan arabaları göreceğimiz garanti ediliyor. Ancak 50 yıl ya da biraz daha fazlasını bu dünyada geçirebilecek miyiz? İşte bu nokta tam anlamıyla bir muamma olmaya başladı. İnsanoğlunun geleceğinin büyük adımlar atmak dışında özüne dönerek evini yani dünyasını korumasıyla mümkün olabileceği fikrini savunmak zorundayız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oğuzhan Özkaner - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberso Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberso hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberso editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberso değil haberi geçen ajanstır.

01

şevkican - dünya dışında neden hayat varlığı arıyorlar ? kimin için? esnaf için mi :))))

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 10 Ağustos 14:50


Anket SİZCE OKULLAR AÇILMALI MI?