İsrail'in Kefr Kasım katliamının sorumluluğunu üstlenmesini öngören yasa tasarısı, Meclis'ten geçemedi

Ortak Arap Listesi'nden üç milletvekillinin sunduğu teklife 12 milletvekili evet, 93'ü ise hayır oyu verdi

İsrail'in 1956 yılında gerçekleştirilen Kefr Kasım katliamının sorumluluğunu üstlenmesini öngören yasa tasarısı, İsrail parlamentosunda kabul edilmedi.

Parlamentonun basın ofisinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Meclis'te yapılan oylamada, 12 milletvekili evet, 93 vekil ise hayır oyu kullandı.

Ortak Arap Listesi'nden üç milletvekilinin sunduğu ve Meclis'te sıcak tartışmalara neden olan tasarının, İsrail hükümetinin 29 Ekim 1956'da gerçekleştirilen Kefr Kasım katliamının sorumluluğunu kabul etmesini, katliamın anılması konusunun okul müfredatına dahil edilmesini ve katliamın kurbanlarını anmak için İsrail devletinden bütçe ayrılmasını öngördüğü belirtildi.

Sol blokta yer alan Meretz Partisi'nin ise oylamaya katılmadığı ifade edildi.

Tasarının, İsrail devletinin, katliamla ilgili sorumluluğunu resmen kabul etmesini ve bundan ders çıkarmak için eğitici adımlar atılmasını önerdiği aktarılıyor.

Öte yandan, Ortak Arap Listesi'nden Eymen Avde sosyal medya hesabı Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, Kefr Kasım katliamının sorumluluğunun kabul edilmesini öngören yasa tasarısını her yıl sunduklarını ancak Meclis'ten geçiremediklerini kaydetti.

Avde kabul edilene dek tasarıyı sunmaya devam edeceklerini belirtti.

- Kefr Kasım katliamı nasıl oldu?

Katliam emri veren komutanın, 1 kuruş para cezasıyla serbest bırakılması nedeniyle "Bir Kuruş" olarak da anılan Kefr Kasım katliamı 29 Ekim 1956'da aynı adlı Filistin köyünde gerçekleşti. Olay öncesinde İsrail, kendi sınırları içinde ve Ürdün sınırına komşu Filistin köylerinde 17.00-06.00 saatlerinde sokağa çıkma yasağı ilan etti. Bölgedeki İsrailli komutan İshar Şadmi, yasağın kararlılıkla uygulanmasını talep ederek, aykırı davrananlara ateş açılmasını emretti.

Şadmi'nin birlik komutanı Samuel Malinki'ye "Ölülerin olması daha iyi. Duygusallık istemiyorum." dediği de tarih sayfalarında olaya ilişkin geçen anekdotlardan biri olarak yer aldı.

Köy muhtarı, sokağa çıkma yasağının başlamasından yalnızca yarım saat önce konu hakkında bilgilendirilmesi üzerine, köy dışında çalışan yasaktan habersiz yaklaşık 400 kişi bulunduğunu ve yarım saatin bu kişileri haberdar etmek için yeterli olmayacağını İsrailli yetkililere iletti. İsrailli yetkililer köye dönenlere bir şey yapılmayacağına dair taahhütte bulunmasına rağmen bu söz tutulmadı ve 29 Ekim 1956'da sadece köy girişinde 43 kişi öldürüldü. Olayda 23'ü çocuk olmak üzere 48 kişi İsrail güçleri tarafından katledildi.

Bazı kaynaklarda ise hayatını kaybeden kadınlardan birinin hamile olması nedeniyle ölü sayısı 49 olarak aktarılıyor.

27 Eki 2021 - 17:49 - Dünya Haberleri


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberso Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberso hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberso editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberso değil haberi geçen ajanstır.




Anket Pandemi 4. Dalga : Bağıra bağıra "Geliyor mu?"