Parkinson genç yaşta görülüyorsa nedeni genetik faktörler olabilir

Parkinson hastalığının titreme, hareketlerde yavaşlama gibi belirtilerle ortaya çıktığını söyleyen Nöroloji Uzmanı Dr. Başak Bolluk Kılıç, "Genç yaşla...

Parkinson hastalığının titreme, hareketlerde yavaşlama gibi belirtilerle ortaya çıktığını söyleyen Nöroloji Uzmanı Dr. Başak Bolluk Kılıç, "Genç yaşlarda görülüyorsa genetik nedenler düşünülebilir" dedi.

Parkinson hastalığının beynin nörodejeneratif (yavaş ilerleyici) bir hastalığı olduğunu belirten Medicana Ataşehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Başak Bolluk Kılıç, "İnsan beyninde, belli bölgelerde dopamin üreten beyin hücreleri bulunur. Bu hücreler, beynin ‘substansiya nigra’ adı verilen bir alanında yoğun halde bulunurlar.

Dopamin ile çalışan beyin bölgeleri, hareketlerimizin amaca uygun yapılmasını sağlayan, yani bir bakıma hareketimizin ince ayarını sağlayan bölgelerdir. Dopamin substansiya nigra ile vücut hareketlerini kontrol eden diğer beyin bölgeleri arasında mesajlar ileten bir kimyasaldır. Dopamin üreten hücrelerin yüzde 60-80’i kayba uğradığında yeterli miktarda dopamin üretilemez ve Parkinson hastalığının belirtileri ortaya çıkar" diye konuştu.

"HASTALARIN YÜZDE 15’İ HASTALIK SEYRİ BOYUNCA TİTREME YAŞAMAZ"

Titreme, hareketlerde yavaşlama, kollar, bacaklar veya gövdede katılık, denge sorunları ve muhtemel düşmelerin Parkinson hastalığının belirtileri olduğunu söyleyen Kılıç, “Bu hastalık uyku bozuklukları, kabızlık, koku duyusunun kaybı, depresyon, cinsel işlev bozukluğu ve anksiyete gibi çok çeşitli sistemleri ilgilendirir.

Genellikle ortaya çıkan ilk bulgulardan biri, bir elin hareketlerinde yavaşlama ve yürürken o kolun sallanmasında azalmadır. Buna omuz ağrısı eşlik edebilir. Pek çok kişi başlangıçta dinlenme halindeyken fark edilen titremeler yaşar. Titremeler genellikle elde oluşur, ancak kollar ve bacaklarda da görülebilir.

Bununla birlikte, Parkinson hastalarının yüzde 15’i hastalık seyri boyunca  titreme yaşamaz. Yani Parkinson hastalığı tanısı için titreme şart değildir. Genellikle belirtiler vücudun tek tarafında başlar.

Parkinsonun erken aşamalarındaki kişiler denge ile ilgili sorunlar da yaşayabilirler; örneğin ayakta dururken dengelerini yitirebilirler ya da arkaya dönerken veya ani hareketler yaparken zorlanabilirler. Parkinson hastaları genellikle daha az mimik kullanır ve yavaş konuşabilirler. Uyku bozuklukları, depresyon ve anksiyete gibi motor olmayan belirtiler, çoğu zaman motor belirtilerden önce ortaya çıkabilir” şeklinde konuştu.

Parkinson hastalarında ilaç tedavisiyle beklenen yanıt alınamadığında cerrahi tedavi uygulanabileceğini dikkati çeken Nöroloji Uzmanı Dr. Başak Bolluk Kılıç sözlerine söyle devam etti:

"Yüz ifadesinin değişmemesi (sabit bakma, gözleri kırpmama), yürürken bir kolun sallanmaması, omuzda donma ve ağrı, bir bacağın aksaması veya sürüklenmesi, yazıda küçülme, seste kısıklık gibi belirtiler görülür. Parkinson’un ortaya çıkma yaşı ortalama 60 diye biliriz. Ayrıca, 30 yaş altındaki kişilerde nadiren rastlandığını ve genç yaşta ortaya çıkan formunda genetik nedenler ön planda olduğu düşünülüyor."

"İLAÇ TEDAVİ ETMEZSE ÇÖZÜM CERRAHİ"

Dr. Başak Bolluk Kılıç sözlerini şöyle sonlandırdı:

"Parkinson ilerleyici bir hastalıktır. Zaman ilerledikçe belirtiler kötüleşebilir. Doğru tedavi ve takip sayesinde, çoğu hasta normal hayatını uzun yıllar sürdürebilmektedir. Erken tedavi ile hastalığın gidişatını yavaşlatmak mümkün olabilir.

Her hastanın yaşına, hastalığın belirtilerine ve hastalığın hangi döneminde olduğuna, göre farklı tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Parkinson tedavisinde öncelikle beyinde azalmış olan dopamini artırmaya yönelik ilaçlar kullanılmaktadır. Hastalarda görülebilen unutkanlık, depresyon, uyku bozukluğu, kabızlık şikâyetleri için de tedaviler planlanır.

Hastaların üçte biri ilaç tedavisi ile uzun yıllar iyi cevap alınan ve yaşamlarında önemli bir kısıtlama olmadan yaşayabilen kişilerdir. Beklenen yanıt alınamadığında cerrahi tedavi uygulanabilir.

Cerrahi tedavide, beynin derin yapılarında yerleşmiş olan hücre çekirdeklerine oldukça hassas bir yöntemle ince kablolar yerleştirilmekte ve göğüs duvarı bölgesine konulan bir jeneratör aracılığıyla devamlı elektriksel uyarı verilmektedir. Bu sayede, hastalık nedeniyle elektriksel aktivitesi bozulmuş olan sinir hücreleri tekrar düzene girmekte ve hastalığın belirtileri kaybolmaktadır."

19 Nis 2021 - 15:54 İstanbul- Gündem --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberso Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberso hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberso editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberso değil haberi geçen ajanstır.




Anket Ramazan'da 21 Günlük Kapatılmayı Destekliyor musunuz ?