AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Canikli: "Fitch suçüstü yakalanmıştır"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ekonomi İşleri Başkanı Nurettin Canikli, "Fitch suçüstü yakalanmıştır. Aslında suçüstü yakalanan sadece Fitch değildir. Kadrolu baykuşların yanında kadrosuz olup da kadro peşinde koşan baykuşlara da suçüstü yapılmıştır" dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ekonomi İşleri Başkanı Canikli, Twitter hesabından yaptığı paylaşımlarla, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’in Türkiye’nin kredi notunu "BB-" olarak teyit etmesi, not görünümünü ise "durağan"dan "negatif"e çevirmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 320 milyar metreküp doğal gaz keşfinin açıklanmasından hemen sonra Fitch Ratings’in, Türkiye’nin kredi notunun görünümünü durağandan negatife çevirdiğini açıklamasının objektif ve nötr bir karar olmadığını belirten Canikli, "Burada tartışma konusu,Fitch’in Türkiye ile ilgili değerlendirmeyi, doğal gaz keşfinin açıklanmasından sonra yapması değildir. Bu tarih zaten önceden bellidir.

Tartışma konusu olan, doğal gaz keşfiyle ilgili açıklamadan hemen sonra görünümün negatife dönüştürüldüğünün açıklanmasıdır. Fitch, doğal gazla ilgili gelişmeden sonra yapacağı değerlendirmenin, doğal gaz keşfinin ekonomik sonuçlarını da içereceğini, daha doğrusu piyasalar tarafından bu şekilde algılanacağını biliyordu.

Ayrıca, önemli bir müjdenin olacağı, Fitch’in açıklamasından 2 gün önce Cumhurbaşkanımız tarafından kamuoyu ile paylaşılmıştı. Piyasaların bu haberi satın alarak dövizde düşüş ve borsada yükselmeye yol açacak şekilde fiyatlaması nedeniyle, Fitch’in doğal gaz keşfinin ekonomik beklentilerde iyileşmeye neden olduğunu görmemesi mümkün değildir" ifadelerini kullandı.

"Fitch suçüstü yakalanmıştır"

Canikli, şunları kaydetti:

"Fitch, açıkladığı tarihten 3 gün önce değerlendirmeyle ilgili kararını Hazineye bildiriyor ancak bu bildirim kamuoyunun ıttılaına girmediği için Hazineye bildirdiği ve görünümü negatife çeviren kararı, doğal gaz keşfiyle ilgili analizi de içerecek şekilde revize edilmesine bir engel teşkil etmiyor. Objektif bir yaklaşım, notla ilgili değerlendirmenin, kamuoyu ile paylaşıldığı tarih ve saatten önceki tüm ekonomik değişken ve parametrelerdeki değişimlerin analizini de içermesini zorunlu kılar.

Fitch adına, tutkulu savunucularının, daha önce ilan edilen tarihte değerlendirme kararının açıklandığı, bu tarihten 3 gün önce de Hazine ile bu bilginin paylaşıldığı şeklindeki savunmaları, değerlendirmenin aslında içermemesine rağmen piyasalar ve kamuoyu tarafından doğal gaz keşfini de içeriyor gibi algılandığı gerçeğini değiştirmez. Normalde doğal gaz keşfiyle ilgili bilgi, Fitch tarafından öğrenildiğinde, bu gelişmenin analize dahil edilmesi, açıklandığı tarihe kadar bu analizin yapılabilmesi için süre yeterli değilse, açıklamanın ertelenmesi gerekirdi. Fitch bunu yapmadı.

320 milyar metreküp doğal gaz keşfinin, Türkiye’nin makro ekonomik göstergelerinde ve finansal yapısında olumlu hiç bir etkisinin olmayacağı anlamına gelecek şekilde not görünümünü durağandan negatife çevirdiğini, doğal gaz keşfiyle ilgili Cumhurbaşkanımızın açıklamasından yaklaşık 3 saat sonra kamuoyu ile paylaştı.

Yukarıda sayılan gerekçelerle bir kez daha vurgulamak gerekir ki Fitch suçüstü yakalanmıştır. Aslında suçüstü yakalanan sadece Fitch değildir. Kadrolu baykuşların yanında kadrosuz olup da kadro peşinde koşan baykuşlara da suçüstü yapılmıştır. Fitch’in ne kadar objektif ve tarafsız bir yöntem ve içeriğe sahip olduğunu, Türkiye ekonomisiyle ilgili yaptığı değerlendirmelerin gerçekçi ve bilimsel olduğunu ve üst akıl tezinin çöktüğünü sevinç naraları atarak haykırıyorlar. Fitch’in avukatlığını yapıyorlar."

"Böyle bir karar eğer ekonomik ve rasyonel değilse subjektif ve siyasi bir karardır"

Basit bir oran analizi ile dahi Türkiye’nin bugünkü döviz rezervlerinin, Fitch’in Türkiye ekonomisine en yüksek notları verdiği yıllardaki döviz rezervlerinden çok daha fazla döviz talebini karşılama kapasitesine sahip olduğunu ortaya çıkardığını anlatan Canikli, bu nedenle Fitch’in, döviz rezervlerindeki düşüşü not indirimi için gerekçelerden birisi olarak ifade etmesinin hiç bir bilimsel ve rasyonel dayanağının bulunmadığını vurguladı.

Canikli, "Böyle bir karar eğer ekonomik ve rasyonel değilse subjektif ve siyasi bir karardır. Ekonomi açısından döviz yükümlülüğü sadece portföy yatırımından ibaret değildir. Döviz talebini belirleyen diğer değişkenler olan cari açık ve kısa vadeli kredilerdeki değişimi de analiz etmemiz gerekir. 2013 yılında, banka ve özel kesim kısa vadeli krediler toplamı 79 milyar dolar, cari açık ise 64 milyar dolardır. İki kalemin toplamı ise 143 milyar dolara ulaşmaktadır.

Mayıs 2020 ayı itibariyle 12 aylık rakamlar, banka ve özel kesim kısa vadeli kredilen toplamı 49.4 milyar dolar ve cari açık ise 8.2 milyar dolardır. İkisinin toplamı ise 57.6 milyar dolardır. Cari açık ve kısa vadeli döviz kredileri 2013 yılındaki 143 milyar dolarlık seviyesinden Mayıs 2020’deki 57.6 milyar seviyesine gerilemiş, yani 85,4 milyar dolar azalmıştır. Bu aynı zamanda ekonomi üzerindeki döviz yükümlülüğünün 85.4 milyar dolar azalması demektir" değerlendirmelerinde bulundu.

30 Ağu 2020 - 12:11 Ankara- Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberso Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberso hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberso editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberso değil haberi geçen ajanstır.




Anket Tekrar sokağa çıkma yasağı gelmeli mi ?