Memurun gözü haziran enflasyonunda

Devlet memurları, sözleşmeliler ve memur emeklilerinin gözü 3 Temmuz'da açıklanacak haziran ayı enflasyon rakamlarına çevrildi Toplu sözleşmeden kaynaklı olarak bu yılın ilk yarısında yüzde 4 zam alan devlet memurları, haziran ayında TÜFE'nin sabit kalması veya aylık enflasyonun yüzde 0,57'den fazla düşmemesi halinde enflasyon farkı alacak

 Devlet memurları, sözleşmeliler ve memur emeklileri 3 Temmuz'da açıklanacak haziran ayı enflasyon rakamlarını bekliyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayı enflasyon verilerini 3 Temmuz'da saat 10.00'da duyuracak.

TÜİK'in açıkladığı enflasyon verilerine göre, memur maaşlarına baz teşkil eden Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) mayısta yüzde 1,36 yükselirken, ocak-mayıs döneminde tüketici fiyatlarında yüzde 4,57 artış meydana geldi. Böylece 5 aylık dönemde, maaşlara yapılan yüzde 4'lük zam oranı aşılırken enflasyon farkı verilmesi durumu ortaya çıktı.

Toplu sözleşmeden kaynaklı olarak yılın ilk yarısında yüzde 4'lük zam alan devlet memurları, haziran ayında TÜFE'nin sabit kalması veya aylık enflasyonun yüzde 0,57'den fazla düşmemesi halinde enflasyon farkı alacak.

Memurlara toplu sözleşme gereği, yılın ikinci yarısı için, temmuzda yüzde 4 zam verilecek. Devlet memurları, sözleşmeliler, geçici personel ve memur emeklileri, zamlı maaşlarını ve enflasyon farkını 15 Temmuz'da alacak.

Toplu sözleşme gereğince, enflasyon farkı 6 aylık dilimler halinde hesaplanıyor. Geçen yılın ikinci 6 aylık döneminde enflasyon yüzde 6,50 seviyesinde gerçekleşti. Bu enflasyon oranından kaynaklı olarak ilave yüzde 1,49 artışla birlikte kamu görevlileri ve memur emeklilerinin aylık ve ücretlerinde ocak ayından geçerli olmak üzere toplamda yüzde 5,49 artış yapılmıştı.

Öte yandan, SSK ve Bağ-Kur emeklileri de maaşlarını bu yılın ilk 6 aylık enflasyonu oranında zamlı alacak.

Bu arada, AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistler, haziran ayında TÜFE'nin, yüzde 0,70 artmasını öngörüyor.

Reklamı Kapat

01 Tem 2020 - 11:22 AA Ankara- Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberso Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberso hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberso editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberso değil haberi geçen ajanstır.

01

Şamil - Yıllardır bir şeye dikkat ederim.Bu ülkede ne zaman fakirlik,garibanlık edebiyatı yapılacak olursa,Hemen "memur" denir.Yani memuru en fakir ve en gariban olarak lanse ederler.Ama nedense gözünü açan memur olmak için çırpınır durur.Hayatının kurtulması için memuriyeti olmaz ise olmaz olarak görürler.Diğer taraftan da memur en fakirdir,en garibandır algı olarak hep bilinç altlarına bu salınmıştır.Halbuki gariban mı görmek istiyorsunuz.Özel sektörde çalışıp bir lokma ekmek için emeğini yerlerde paspas yapan,işverenin adeta uşağı haline düşen,git demeden eve dahi gidemeyen birde şu an en düşük memurun aldığının yarısını ancak alabilen işçi sınıfı.Bu sınıf sanki bu ülkenin üvey evladı.Memurlarda has evladı.Hak denince sadece memurun hakkıdır.Özel sektör işçisi korumasız,sahipsiz,perişan,hayatından bezmiş bir durumda günde 15-16 saat işverene uşaklık yapan,iher türlü hakaretlerine ses çıkaramayan,aman ekmek parası başka yerde iş bulamam diye her seferinde yutkunan işte gerçek gariban,gerçek sabır abidesi özel sektör işçileri.Onun için memur falan demeyin artık.Ey basın mensupları artık bırakın memur edebiyatını.Özel sektörde çalışan milyonlarca ezilen insanın sesi olun artık.Vesselam.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 02 Temmuz 10:03



Anket Bu sene Tatil Planınız var mı ?