Otizmli milli sporcu kızı moral oldu, korona virüsü yendi

İzmirli Süreyya Elçekin, korona virüs (Covid-19) tedavisinin ardından taburcu oldu. Zorlu süreci otizmli milli sporcu kızı Filiznur’un kendisine attığı videolarla atlatan Elçekin, “Doktorlarımız Filiznur için ‘Evdeki kırlentin ne işe yarıyorsa çocuğun da o işe yarayacak. Ondan hiçbir şey bekleme’ diyordu. Ancak biz Filiznur’la çok yol katettik. Milli sporcu oldu, şampiyonluklar elde etti. Bugüne dek ben kızıma umut oldum, bu kez de kızım bana umut oldu” dedi.

+7
Video için play'e tıklayın

İzmirli Süreyya Elçekin, korona virüs (Covid-19) tedavisinin ardından taburcu oldu. Zorlu süreci otizmli milli sporcu kızı Filiznur’un kendisine attığı videolarla atlatan Elçekin, “Doktorlarımız Filiznur için ‘Evdeki kırlentin ne işe yarıyorsa çocuğun da o işe yarayacak. Ondan hiçbir şey bekleme’ diyordu. Ancak biz Filiznur’la çok yol katettik. Milli sporcu oldu, şampiyonluklar elde etti. Bugüne dek ben kızıma umut oldum, bu kez de kızım bana umut oldu” dedi.

İzmir’de yaşayan 38 yaşındaki Süreyya Elçekin, 28 Mart’ta ateş, kusma ve baş ağrısı şikayetleriyle hastaneye başvurdu. Bulgularının korona virüsle uyuşması üzerine hemen Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sevk edilen ve 17 gün boyunca tedavi gören Elçekin, bu zorlu süreçte 17 yaşındaki milli sporcu kızı Filiznur İmer’in kendisine attığı videolarla moral buldu. Doktorların 19 aylıkken yüzde 94 zihinsel engelli ve otizm teşhisi konulan kızı için “Evdeki kırlentin ne işe yarıyorsa çocuğun da o işe yarayacak. Ondan hiçbir şey bekleme” dediğini, ancak yılmadan çalışarak onun jimnastik alanında milli bir sporcu olmasını başardıklarını anlatan Elçekin, “Bugüne dek ben kızıma umut oldum, bu kez de kızım bana umut oldu. Kızım bana umut oldu, doktorumun ‘hayır ölmeyeceksin’ demesi bana umut oldu, tanımadığım insanların duaları bana umut oldu” diye konuştu.

  • “Bugün yanında olamadığım için beni affet”

Korona virüs hastalığının çok zor bir hastalık olduğunu vurgulayan Elçekin, 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü’nü kızıyla değil hastanede tek başına geçirdi. Elçekin, o gün hastane odasında çektiği videoda, “Bugün 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü ve ben kızımın yanında değilim. Şu çektiğim acılardan daha kötüsü de kızımın yanında olamamam. Onun özel gününde ona sarılamamam. Onu çok seviyorum. Filiznur sana söz veriyorum anneciğim bundan sonra her anında senin yanında olacağım. Ne olur bugün yanında olamadığım için beni affet anneciğim. Seni canımdan bile çok seviyorum” sözlerine yer verdi.

    • “Az kaldı, sakın ölme”

    Filiznur İmer annesine attığı videoda, “Canım anneciğim seni çok özledim. Sen ölürsen ben de ölürüm. Az kaldı, sakın ölme. Ben inanıyorum sen iyileşeceksin. Hem de çok iyi olacaksın” derken, anne Elçekin ise kızına, “Canım Filiznur’um. Çok az kaldı. Sadece dört gün daha kaldı. Bir hafta ayrı odalarda kalmamız gerekiyor ama o süreçten sonra birbirimize sıkıca sarılacağız. Seni çok özledim, burnumda tütüyorsun. Sana sımsıkı sarılabilmem için bu ayrılık şart” cevabını verdi. Elçekin, hastaneden taburcu olurken de, “Bugün taburcu oluyorum. Artık çıkıyorum. Sağlığıma kavuştum, kızıma kavuşacağım. Çok mutluyum. Şifa bekleyen herkese sağlık diliyorum. Sağlık çalışanlarına çok teşekkür ediyorum” sözleriyle veda videosu çekti.

        • “Testim pozitif çıktığında öleceğimi düşündüm”

      Taburcu olan ancak evde kalmaya devam eden Süreyya Elçekin, evinin bahçesinde tedavi sürecini anlattı. Süreyya Elçekin, “17 gün hastanede kaldım ve son testim negatif çıktı. Şu anda çok iyiyim. Testim pozitif çıktığında öleceğimi düşündüm. Doktoruma, ‘Ben de öleceğim ama bana söylemiyorsunuz değil mi?’ diye sordum. Doktorum, ‘Hayır ölmeyeceksin’ dedi. Çok zor bir süreç atlattım. Odada yalnızsın, sevdiğin hiç kimse seni ziyarete gelemiyor. Doktorlar ve hemşireler bile sınırlı vakitlerde geliyor. Sıkıntılı, zor ve özlem dolu bir süreçti. Tedavi sürecinde birkaç gün hiçbir şey yiyemedim. Yediğim zaman da istifra ediyordum. Kızımın ‘Anne ölürsen ben de öleceğim’ demesi, benim yemek yememi sağladı. Yemek yedikten sonra direncim yükseldi ve kendimi toparlamaya başladım” ifadelerini kullandı.

            • “Kızımla camın arkasından görüşüyoruz”

        Hastanedeyken kızıyla her gün görüntülü konuştuklarını belirten Elçekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

        “Artık evime döndüm ancak kızımla ayrı odalardayız. Camın arkasından görüşüyoruz. Birlikte gün sayıyoruz. Ben virüsü büyük ihtimal markette alışveriş yaparken kaptım. Yaşadığımız süreç çok zor. Neler yaşadığımızı bilseler hiç kimse evinden çıkmaz. İnsanlar çok dikkat etsin. Evde hayat var, evde sağlık var.”

        “Evdeki kırlent bunları yapamıyor ama Filiznur’la yılmadık ve bunu başardık”

        Kızının başarılı bir sporcu olma serüvenini de anlatan Elçekin, “Kızım için ‘yüzde 94 zihinsel engelli ve otizmli’ demişlerdi. Yaşadığımız süreç çok zordu. Filiznur’dan hiç umut yoktu. Doktorlarımız ‘Evdeki kırlentin ne işe yarıyorsa çocuğun da o işe yarayacak. Ondan hiçbir şey bekleme’ diyordu. Ancak biz Filiznur’la çok yol katettik. Milli sporcu oldu, şampiyonluklar elde etti. Sadece jimnastikte değil; buz pateni, bisiklet ve yüzmede de çok iyi yerlere geldi. Evdeki kırlent bunları yapamıyor ama Filiznur’la yılmadık ve bunu başardık. Söylenen tüm olumsuz cümleleri kulak arkası ettik. Bir takla atması yıllarımızı aldı ama Filiznur ile yılmadık. Şu anda umut veren bir engelli sporcu” dedi.

        Reklamı Kapat

        17 Nis 2020 - 08:45 İzmir- izmir Haberleri


        göndermek için kutuyu işaretleyin

        Yorum yazarak Haberso Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberso hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

        Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberso editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberso değil haberi geçen ajanstır.




        Anket Bu sene Tatil Planınız var mı ?