Sedef Hastalığı Nedenleri, Türleri, Tedavisi

Sedef Hastalığı NedenleriSedef hastalığı olarak bilinen ve görsel anlamda doğrudan tanıyabileceğimiz belirtiler oluşturan Psoriasis rahatsızlığını inc...

Sedef Hastalığı Nedenleri

Sedef hastalığı olarak bilinen ve görsel anlamda doğrudan tanıyabileceğimiz belirtiler oluşturan Psoriasis rahatsızlığını inceliyoruz. Öncelikle bunun dermatolojik boyutuna bakmak gerekiyor. Teorik anlamda cilt anatomisini bilmeden sedef hastalığı hakkında bilgi sahibi olmak pek mümkün değil. En azından neden sonuç ilişkisini kurmak böyle mümkün olacaktır. Etiyolojili bir deri hastalığı olarak çeşitli faktörlerden meydana çıkabilmektedir.

İnsan vücudunda deri yapısının kendisini yenileyebilme özelliği vardır. Bunu pratik olarak gördüğünüzü söylemeliyiz. Bir yerinizi kestiğiniz zaman birkaç hafta içerisinde kesik kapanır ve deri bu bölgeyi tamamlar. Aynı şey kabuk tutmuş yaralarda da geçerlidir. Aslında bunun yaralanma ya da kesiklerle sınırlı olmadığını anlamak gerek. Çünkü derimiz biz farkında olmadan tüm cilt olarak kendisini yenilemektedir. Bu süreç ortalama olarak 4 haftada bir gerçekleşir. Metabolizma ve diğer unsurlar göz önüne alındığında ise bu süreç kısar veya uzar.

Sedef hastaları ise bu süreci minimal koşullarda yaşar. Araştırmalara rağmen somut bir sebebe rastlanmasa da cildin kendini yenileme süresi hemen hemen gün aşırıdır. Böylece ciltte eski oluşmuş derinin döküntüleri görülür. Aynı zamanda yenilenen cilt için derinin sınırlı ve yamalı bir görünümle karşımıza çıktığını söyleyebiliriz.

Haliyle estetik bir görüntü sağlamadığından ötürü psikolojik anlamda da kişileri etkileyebilecek bir rahatsızlıktır. Cilt hastalıkları arasında sık gözlemlenir ve dört tipi vardır.

Sedef Türleri

Sedef hastalığının çeşitleri arasında iki farklı alternatife rastlıyoruz. Bunun lokal ve tüm vücudu kaplayan olmak üzere ayrılabileceğini ifade edebiliriz. Ayrıca insanların totalde büyük çoğunluğu lokal olarak sedef hastalığı ile karşı karşıya kalıyor. Bilhassa bazı bölgelerde sedef belirtileri çok üst düzeyde olabiliyor. Ancak dünya üzerinde sedef hastalarının %2 civarında olduğunu belirtmekte fayda görüyoruz.

Burada sedef hastalığının en çok etkilediği bölgelere özellikle değinmek istiyoruz. Diz ve dirsekler başta olmak üzere bel, eller, ayaklar ve kafa derisi son derece önemlidir. Hatta saçın altında bile saç derisinde bulunan sedef hastalığı gözlemlenebilir.

Plak Tipi Sedef
Plak tipi sedef hastalığı her zaman karşımıza çıkabilir. Örneğin sedef hastaları için belirleyici unsurları göz önüne aldığımız zaman belirtiler sabitleşiyor. Dirseklerde ve yakın bölgelerde belli belirsiz şekiller halinde kızarıklıklar, kabarmalar, cilt döküntüleri ve beyaz sınırlar oluşuyor. Her 10 sedef hastasından 8'i plak tipi sedef ile mücadele ediyor.

Inverse Sedef
Halk arasında ters sedef hastalığı olarak bilinir. Görüldüğü bölgeler ise bu ismi açıklayabiliyor. Karşıdan görünmeyen ve genellikle vücudun kat noktalarında yer alan sedef hastalığıdır. En sık koltuk altında görülmesine rağmen kasıklarda da sık rastlanabilir.

Damla Tipi Sedef
Guttat olarak tanımlanarak tıpta yer almış olan bu sedef türünün adeta bir su çiçeği belirtisi gibi gözükebileceğini söylemeliyiz. Ancak yetişkinlerde bu tip sedef pek görülmez. Aksine çocuklar için risk faktörüdür.

Eritrodermik Sedef
En ciddi sedef hastalığı türüdür. Burada vücudun lokal olarak bazı bölgelerinde belirtilere rastlanmaz. Tüm vücut sedef izleriyle kaplanabilir. Aynı zamanda sürekli olarak tüm vücudun deri yapısı kendisini yenilemeye çalışır. Sonuç itibariyle hem sıvı kaybı hem de elektrolik açısından bir dengesizlik oluşur. Diğer sedef türleriyle evde yaşam mümkündür. Aynı zamanda gündelik hayatınızı estetik harici etkileyen bir unsur yoktur. Fakat Eritrodermik sedef hastaları çoğu zaman hastanede tedavi altında kalabilir.

İnsanlar ciltte gördükleri her soluk renge, deri dökülmesine veya benzer dermatolojik bulguya sedef hastalığı gözüyle bakar. Oysa Vitiligo gibi rahatsızlıklar tamamıyla bağımsızdır. Hem sebep olarak hem de hastalığın niteliği olarak birbiriyle bağıntılı değildir. Aynı zamanda yaş olarak hiçbir sınırlaması olmadığını söylemek gerekir. Damla tipi sedef haricinde tüm insanların her yaş grubunda karşılaşabilecekleri bir durumdur. Bunu bazıları 18 yaşında yaşarken bazıları 60 yaşında ilk bulgularla gözlemleyebilir.

Tüm bunların dışında Sedef Romatizması olarak adlandırılan bir durumdan söz etmek gerekiyor. Standart bir olgu olmamakla beraber her 10 hastanın 3'ünü etkileyebilecek bazı reaksiyonları kapsar.

Sedef Romatizması
Sedef hastası olmayanlarda bu durum görünmez. Ancak her sedef hastasının böyle bir riski yoktur. Sedef romatizması teşhisi konulduğu zaman bilhassa eklem bölgelerinde ekstradan belirtiler ortaya çıkar. Eklemlerde fizyolojik bir bozulmaya kadar gidebilir. Çok sık görülen etkiler arasında ise kızarmalar, şişme, ağrı ve sızı, pullanma ve tutulmalar vardır. Diz, el, ayak kısımları etkilenir. Bazı kişilerde etkilenen bölgeler arasında omurga bile bulunabilir.

Sedef Hastalığı Neden Olur?

Sedef hastalığı için elde bulunan tek faktör bağışıklıktır. Bunu yine yara örneğiyle anlatabiliriz. Bağışıklık sistemimiz oluşan bir yaranın varlığına göre buna önlemler alır. Burada doku yenilenmesi ile deri tekrardan işlevini yerine getirmeye başlar. Boşluk bir kısım bile kısa vadede tamamlanır. Cilt kendini yeniler ve bunun sebebi bağışıklık sisteminin gücüdür.

Sedef hastalığının nedenleri arasında bağışıklık sisteminin olması ise kontrolsüz bir yenilemeden ötürüdür. Henüz tıbbi çalışmalar bağışıklık sisteminin neden böyle bir reaksiyon gösterdiğini çözememiştir. Yinede sedef hastalığının temelinde bağışıklık sisteminin ihtiyaç olmamasına rağmen cildi yenilemeye çalışması vardır.

Tabi ki bazı bulguların net olmamakla beraber sedef hastalığı için etken olabileceği düşünülüyor.

Genetik
Genetik olarak ailesinde sedef öyküsü bulunanların daha sık bu durumla karşılaşacağına yönelik bir düşünce var. Henüz net olarak genetik bir hastalık mı bilinemiyor. Yinede sedef hastalarının %30'u kadar bir kısmında aile içerisinde sedef vakası görüldüğü biliniyor.

Psikolojik Etkenler
Doğrudan dermatolojik bir rahatsızlık olarak görüldüğü için psikolojik etkenler mantıksız gibi gözükebilir. Ancak sedef hastalığı ilk görüldüğünde en temel iki sebepten birisi psikolojiktir. Depresyon, stres, kaygı, kişilik bozukluğu ya da benzer durumlar bunu harekete geçirebiliyor.

Cilt Sağlığı
Ciltte daha önceden oluşmuş kesi veya yaralar ciddi bir neden olabilir. Cildin bu bölgeleri hele de yenilenmediyse durumun ciddiyeti artış gösteriyor. Cilt çatlakları veya oluşan pütürlü tahrişler bile buna sebep olabilir.

Enfeksiyon ve Virüs
Bunun için iki yönlü bir araştırma mevcut. Mesela vücuttan zor atılan Farenjit gibi rahatsızlıkların enfeksiyon bazlı oluşumları buna neden olabiliyor. Ancak aynı durum aynı iğne ile ilaç uygulanması, aynı iğne ile dövme yaptırılması durumunda da geçerli.

Akyuvarlar
Akyuvarlar arasında T hücrelerini kapsayan bir anomali keşfedilmiştir. Bu anomali ise cilt yenileme hızını yükselterek cilt hücrelerini çoğalmasına sebep oluyor. Dolayısıyla akyuvarlarda kaynaklanan bir dengesizliğin sedef hastalığı için zemin hazırlayabileceği öngörülüyor.

Sigara ve Alkol Kullanımı
Sigara kullanırken nikotin başta olmak üzere pek çok zararlı maddeyi vücudumuza alırız. Bunun cilt dahil olmak üzere hemen her noktaya zararı vardır. Alkol ise hücre bazında iç organlarımıza kadar zarar verebilir.

Çevresel Faktörler
Sedef hastaları yaz aylarında biraz daha rahat etse de kış ayları tam bir kabus olarak geçer. Çünkü soğuk havanın cilt üzerindeki tahribatı sedef hastalığını tetikler. Tabi ki cildinizi korumadan güneş ışığına maruz kalmamanız gerek. Kuru ortamlardan kaçınmanız ve nem dengesinin bulunmadığı mekanlarda çok uzun süre kalmamanız tavsiye edilebilir.

İlaç Kullanımı
Tam manasıyla kanıtlanamamış olsa da sedef hastalığına neden olan ilaçlar olduğu düşünülebiliyor. Bunlar arasında ise tansiyon, kalp hastalıkları, damar hastalıkları, astım, sıtma gibi rahatsızlıklar için verilen ilaçlar öne çıkıyor. Yine psikiyatri ilaçlarının sedef hastalığı üzerinde etkin olabileceği üzerinde duruluyor.

Sedef Hastalığı Tedavisi

Sedef hastalığı için tedavi yöntemleri henüz net bir sonuca ulaşamamıştır. Daha doğrusu hastalığı ortadan kaldıracak ve bitirecek bir tedavi keşfedilememiştir. Yalnızca sedef hastalığının kişinin hayatını etkilemeyecek seviyeye çekilmesi için öneriler yapılabilir. Bunun için bazı tıbbi tedavi metotları geliştirilmiştir.

İlaç Tedavisi
İlaçlar çoğunlukla sedef hastalığı belirtilerinin olduğu bölgeye sürülen krem ve jellerdir. Doktorunuz tarafından verilmeli ve cildinize uygun olmalıdır.

Kortizon Tedavisi
Kortizonlu ilaçlar daha etkili bir biçimde belirtileri azaltır. Ancak her bünyeye uygun olmadığı gibi herkes kullanamaz. Hatta bazı uzmanlara göre kısa süre sonra daha ağır belirtiler yarattığı tartışılmaktadır.

D Vitamini Takviyesi
D Vitamini takviyesi için güneş ışınları önemlidir. Ancak aşırı güneş ışınının daha ağır sonuçlar yaratabileceğini öngörmek gerekir. Aynı zamanda ilaçla D vitamini takviyesi alınabilir. Tabi ki bunu doktorunuza danışmadan yapmamalısınız.

İğne Tedavisi
Uygulanan iğnelerle sedef hastalığının belirtileri azaltılmaya çalışılır. Aynı zamanda ilerlemesini yavaşlatmak ve iyi dönem olarak belirtilen süreci uzatmak önemlidir.

Oral Yolla Alınan İlaçlar
Genellikle kapsül ve pastil şeklinde eritme yoluyla ağızdan alınan ilaçlardır. Diğer metotlara göre daha az tercih edilir.

Fototerapi
Bir ışın tedavisi olarak keşfedilen Fototerapi sayesinde sedef hastalığı için önemli adımlar atılmıştır. Bunun dışında lokal olarak uygulanabiliyor olması en büyük kozdur. Tıbbi açıdan bakıldığında gerçekten Fototerapi ile sedef tedavisi ilerleyen süreçte çok daha etkin olabilecektir.

26 Eyl 2019 - 16:58 - Sağlık


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haberso Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haberso hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haberso editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haberso değil haberi geçen ajanstır.




Anket Tekrar sokağa çıkma yasağı gelmeli mi ?